Atölyede, Kadın Kurtuluş İdeolojisi’nin beş temel ilkesi ele alındı: yurtseverlik, özgür düşünce, özgün ve özerk örgütlenme, mücadeleyi büyütme ile etik-estetik yaklaşım. İlkeler çerçevesinde söz alan katılımcılar, kendi yaşam deneyimlerini paylaşarak tartışmaya katkı sundu.
Konuşmasında yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne değinen Figen Aras, amaçlarının yalnızca alanları doldurmak olmadığını, 8 Mart’ın ruhunu hayatın tüm alanlarına taşımak olduğunu ifade etti. Yürüttükleri çalışmanın bir bilinç açığa çıkarma çabası olduğunu belirten Aras, pek çok egemenlik ilişkisinin doğaya yönelik bakıştan beslendiğini dile getirdi. Kadınların bir araya gelerek hakikatlerini buluşturmasının özgürlük kapısını aralayacağını sistemin bildiğini söyleyen Aras, bu nedenle kadınlar arasında rekabetin körüklendiğini ve kadınların birbirine düşmanlaştırıldığını ifade etti.
Aras, kadınların bir araya gelişini engellemeye yönelik çeşitli öğretilerin üretildiğini; bu öğretilerin ders kitaplarına kadar girdiğini belirtti. Kadının eve kapatılması, bedeni üzerinden denetlenmesi ve nasıl giyinip yaşayacağının erkekler tarafından belirlenmesi gibi pratiklere dikkat çeken Aras, asıl hedefin kadın dayanışmasını zayıflatmak olduğunu vurguladı. Özgün ve özerk örgütlenmenin bu noktada belirleyici olduğuna işaret eden Aras, kadınların birlikte ürettikleri enerjinin kaynağını sorguladı. Bir kadının yaşadığı eksikliğin ortak bir sorumluluk olduğunu belirterek, “Bir kadın düştüğünde onu kaldırabilmeliyim; onun düşmesi benim de düşmemdir. Hiçbir kadını yalnız bırakmamak gerekir” dedi.
Etik-estetik ilkesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aras, kadınların kendi varoluşlarını gerçekleştirme biçimlerinin etik bir mesele olduğunu söyledi. Bir erkeğin kadını değersizleştirmesine sessiz kalmanın etik olmadığını ifade eden Aras, “Doğru nedir, kimin için doğrudur?” sorusunun yanıtının özgürlükle bağlantılı olduğunu dile getirdi. Özgürlüğe kapı aralayanın doğru kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Estetiğin ise yalnızca beden ölçüleri ya da fiziksel güzellik olarak öğretilmesinin yanlış olduğunu söyleyen Aras, estetiğin düşüncenin güzelliği olduğunu vurguladı; güzel düşünmek, bunu doğru ifade etmek ve yaşamın içinde karşılığını üretmenin kıymetine dikkat çekti.
Kadınların deneyim paylaşımlarıyla zenginleşen atölye, “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla son buldu.

